Ana Sayfa / Kime Ait / Resesyona girme ne demek?

Resesyona girme ne demek?

Resesyon anlamı, Resesyon ne demek sorusu. Geçtiğimiz hafta kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in 20 Türk bankasının notunu düşürmesinden sonra, bir diğer kredi derecelendirme kuruluşu olan Standard & Poor’s (S&P) da Türkiye’nin 2018 yılının ikinci çeyreğinde resesyona girebileceğini açıkladı.

Türkiye resesyona mı giriyor resesyon olunca ne olur ne demek şimdiden merak ediliyor. İşte resesyon anlamı, resesyona giren ekonomilerin durumu ve yıllar içinde yaşanan resesyonlar ve götürdükleri.

ESESYON NEDİR?
Resesyon, kelime anlamı olarak “durgunluk” olarak tanımlanmaktadır. Bir kaç aydan daha uzun süren ekonomi genelinde belirgin bir düşüşü temsil eder. Başka bir deyişle ülke ekonomisinde ki büyüme hızının, nüfus artış hızından daha düşük olması sebebiyle kişi başına düşen milli gelirin yerinde saymasıdır. Makro ekonomik tüm göstergeler; Endüstriyel üretim, istihdam, reel gelir, toptan ve perakende ticaret verileri de bu ölçümlemenin içerisindedir.

Teknik göstergelerin bir resesyonu işaret etmesi için birbirini takip eden iki çeyreklik dönemde negatif bir ekonomik büyüme göstermesi, bazı ekonomistlere göre ise bir ülke tarafından ölçülen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) izlenmesi yeterlidir. Bunun için Ekonomik Araştırmalarda bulunan Derecelendirme Kuruluşlarının bu verileri teyit etmesi gerekmeyecektir. Ancak genel anlamda tüm dünya ülkelerine zor durumlarda finansman sağlayan IMF’e göre bu göstergeleri ölçümlerken minimum bir zaman aralığı yoktur.
Daha önce yapılan başka bir araştırmaya göre de ülkelerin resesyona girmesi çok sık görülmese de 1960 ile 2007 yılları arasında 21 gelişmiş ekonomide 122 resesyon görüldüğü gözlemlenmiştir.

Resesyon ülke ekonomilerinin karşılaşabileceği genel bir durumdur. Ancak , Dünya genelinde yaşanacak kısa vadeli krizler bir durgunluk – resesyon başlangıcını tetikleyebilir.Ve bu etki geçmişe baktığımızda sıkça görülmüş bir durumdur. Küresel resesyon 2008-2009 yılları arasında neredeyse tüm ülkeler genelinde yaşandı.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genel anlamda bu durumdan etkilenmemek için bir takım önlemler almış olsalar da risk kaçınılamayacak kadar büyüktü. Öncü göstergelerden bu durumu takip eden finansal kurumlar ülke ekonomilerini ne kadar uyarsa da küresel bir hareket olduğu için etkisi kaçınılmaz oldu. Yaşanılan bu mali kriz her ekonomi kendi para politikasında farklı önlemler almasına rağmen bu durumdan zarar görmeden kurtulamadı.Normal şartlar altında resesyonun altı ile on sekiz ay arasında sürmesi beklenmektedir. Ekonomiyi canlandırmak adına borç verme faiz oranları bu süre zarfında düşürülerek harcamaların ve tüketimin arttırılması hedeflenmektedir.

İlginizi Çekebilir

Konkordato nasıl uygulanır

İflas anlaşması yani konkordato gündemdeki en önemli ekonomik konulardan biri. Türkiye’de Eylül ve ekim aylarında …